Ah Adam Vah Adam! Bir Maroon 5 konseri eleştirisi.

Dün akşam bi hevesle Kuruçeşme Arena’ daki Maroon 5 konserine gittim. Ve içeri girer girmez keşke gitmeseydim deyiverdim. Çünkü:

1. Tam tamına 98 TL bayıldım. Spontan biri olarak, aylar öncesinden bilmeme rağmen bilet alma işini son ana bıraktım. Cuma günü olduğu için konser, halim olur mu, mesaiye kalırmıyım gibi soru işaretleri kafamda iken bilet alamazdım ama sonuç olarak gayet verdim o parayı, maksat canlı müzik dinlemek olsun diye.

2. İçeri girer girmez gözlerim sivilce yoğunluğundan kör oldu çünkü her yer bildiğin ergendi!. Gayet 13 yaş ve üzeri teenager basmıştı. Siyah deri ceketlerini giyerek, ihihuhuhhii tavırlarıyla ordan oraya bağıra çağıra koşturuyorlardı. Onların şokuyla konser alanına girer girmez ilk işimiz arkadaşlarla bira almaya gitmekti. Alıp sahneye doğru giderken hatta arkadaşı uyardım “elindeki birayla geçerken etrafa dikkat et bunlar ergen bir anda zıplayıverip kendini ordan oraya atabilir, biranı dökebilirler diye”. Bir de 8-10 yaş arası küçücük kızlar gelmişti babalarıyla birlikte. Hatta önümde duran kel bi amca vardı kızını omzuna almıştı, Adam Levine sahneye çıkar çıkmaz mutluluktan çıldırıp babasının kelini öptü. Genelde zaten baba-kız konsepti olduğu için kel popülasyonu oldukça yüksekti. En sonunda çıldırdım “ben buraya Adam izlemeye geldim parlayan kel değil!” diye ve yerimi değiştirdim. Zaten arkalara kalmıştık. Ses gelmiyor, sahnedeki ışıklandırma desen taverna ışıklandırması. Ekranları bile göremiyorduk.

3. Çok kalabalıktı. Dedik bunlar ne alaka, nasıl Maroon 5′ çılar diyordum ki sonra konser başlayınca hep bir ağızdan şarkı söyleyenleri görünce anladım. Alandaki insanların % 90′ ı Maroon’ un 2007 yılından itibaren değişmiş soundlarını seven tiplerdi, yani pop-rock’çılar. Ne zaman ki arada 2002 albümü Songs About Jane’ den parçalar çaldılar hepsi afalladı. Ben de ilk albüm hatrına giden biri olarak üzüldüm açıkçası, çünkü ilk albümden aradaki gizli güzel parçaları çok çalmadılar. Ama Sunday Morning’ i çalarak beni mutlu ettiler. Ha bir de, The Sun parçasını bildiğin cazımsı çaldılar hatta Sting’ in meşhur Roxanne’ le de coverlar gibi yaptılar, fena değildi. She Will Be Loved zaten 15 dakika sürmüştür. Baktı ki Adam herkes ezbere biliyor, bize söyletip durdu. Bir de bir Ex-İngilizce öğretmeni olarak dikkatimi çeken bir şey daha oldu ; nakaratta şi vil bi loooovd, bildiğin ooo diye söyledi kolejli gençlik, ben kendi çapımda laaavvvdd diye söyledim ama duyan olmadı.

4. Performansa gelince. Adam’ ın sesi böyle konserlere uymuyor kardeşim. Sanki böyle bir Babylon, Indigo, Hayal Kahvesi gibi yerlerde akustik performans sergileyebilecek bir sesi var. Mickey Fare sesi çok çıkarttı konser boyunca. Hatta denk mi geldi nedir, neon ışıklı miki fare kulaklı taçlar satılıyordu, millet onlardan takmıştı. Grup bile sahnedeyken taktı ve çok da şirin oldular!:)

5. Adam’ın tipi: Tarz olarak Jean gömlek ve kafasında da kahverengi bere. Kendince zıpır tarz yaratmaya başladı zaten son zamanlarda Adam, canımı sıktı. Eskiden daha bir efendiydi sanki, daha kendine özgüydü. Şimdi California’ lı herhangi bir grup üyesi gibi. Zaten Victoria’s Secret mankeni sevgili de yapmış. Gerçi yakışıyorlar bence. Aşık aşık bakıyorlar birbirlerine. Bakınız resim:

Genel olarak konser beni tatmin etmedi. Ama sanırım bundaki en büyük etken Türk insanının konser kültürü olmayışıydı. Bundan kastım insanlar konserlere gitmiş olmak için gidiyor. Bir ara kalabalıktan bunalıp deniz kenarındaki tarafa indik ve gördüklerim karşısında kalakaldım. İnsanlar konsere arkalarını dönmüş minderlerde bağdaş kurmuş, ellerinde bira boğaza bakıyorlardı. Yani bu bir müzik festivali değil, olur ya hani, bir Rock’n Coke’ta mesela sevmediğin bir grup çıkar onları izlemezsin bir yere oturup konserin bitmesini beklersin, başka yerlerde oyalanırsın bunlar da aynen böyleydi. Yani insanlar 100 TL’ yi takılmak için vermiş dedim kendi kendime.

Hadi bunları geçtim, konser alanında yanımdaki herkes konuşuyordu, sürekli bir uğultu vardı. Zaten arkalardaydık ne görüntü ne ses var. Müzik dinlemeyecekseniz gelmeyin kardeşim! Gidin başka yerlerde takılın. Kuruçeşme burası, bir dünya mekan var etrafta; Supper Club, Aşşk Cafe falan..

Neyse. Bu postun sonundaki kararım: Guilty! Performansın gerçekten kötüydü Adam, suçlusun!!

Ceza olarak ta cümle aleme seni rezil ediyorum. Alın size Adam’ ın yıllık fotosu:

Hahahahaha!! Yaşasın kötülük!!:))):P

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s