Hayran olmamak elde değil: Paulo Coelho

 

An gelir etrafımızda olup bitenleri kendi başımıza yorumlayamayız, anlayamayız. Çevremizdekilere danışırız, akıl ararız. Ama aslında çoğu zaman çıkış yolu ararız. Etrafımızdakilerin verdiği akıllar, onlarla olan paylaşımlarımız bir yerde tıkanır. Bazen onlar da yolu tıkar, çünkü kendileri de aynı şeyleri yaşamışlardır ve onlar da başkasının, belki de sizin yardımınızı istemişlerdir. İşte o zamanlarda çemberin dışından akıl alma ihtiyacı hissederiz. Apayrı bir göz, ifade, anlam… Hep aynı şeyleri duymaktan bıkmışızdır.

Aslında çok önemli bir detayı atlarız. Detaydan da öte en büyük gerçektir bu. Kimse sizin ne yaşadığınızı bilemez. Empati, dostluklarımızda aradığımız bir gerekliliktir ama herkes farklı şeyler yaşar. Sorunlar aynı gibi durur ama aslında onu yaşayan siz olduğunuz için farklıdır.

Normalde tam tersi söylenir. Kimse özel değildir. Herkesin her şeyi birbirine benzer. Her kadın aynıdır, her erkek aynıdır. Sonuçta herkes acıkır, susar, sever.

Olay bu kadar basit olmamalı. Hepimizden bir tane var. Bize kimse benzeyemez. Hiç kimse sizi ve yaşadıklarınızı sizden daha iyi anlayamaz.

Peki, bu başlığın altına neden bunları yazarak giriş yaptım?

Çünkü ben bu yazara hayranım. Keline, pörtlek gözlerine ve pis keçi sakalına değil tabii ki de. Onun söyledikleri, daha doğrusu yazdıkları bana hep yol gösterdi. Yaşadıklarımı gözden geçirdiğimde, onun yorumlarına “cuk oturmuş” dediğim çok oldu.

Kısaca, hayatta her yer, (genel konuşacağım) evren, işaretlerle dolu. Olayların bir nedeni var. İnsanların hayatımızda varoluşlarının bir nedeni var. Paulo Coelho’ nun varlığının nedeni de, bence, olayların içinde kaybolduğumuzda, bizlere bir çıkış yolunu göstermesinden ziyade, her zaman bir çıkış yolu olduğunu göstermesidir. O yolu bulmak ta bize kalıyor. Çünkü hayatta ağzımızdan çıkan her sözden ve yaptığımız her hareketten yanlızca biz sorumluyuz. Kimseyi yaşadıklarımızdan dolayı suçlayamayız. Bu kadar korkak olmamalıyız.

Bunları dedikten sonra, Paulo’ nun ve onun hayranı olduğu kişilerin bir kaç sözünü paylaşacağım. İngilizce olarak:

– Make peace with your past so it won’t destroy your present (Aleph).

Bu söze bayılıyorum. Geçmişte yaşayarak ne kadar vakit kaybettiğimizi, önemli olanın şu an olduğunu bize hatırlatıyor.

– If you’re brave enough to say “good bye”, life will reward you with a new “hello”.

 Aynı şekilde. Bir insan hayatınızdan çıktı ise, sizi ya hak etmiyordur ya da korkuyordur. Her zaman kendimize verdiğimiz değeri yüksek tutup, arkamıza bakmadan ilerlememiz gerekir, çünkü bir gün gelecektir ve herkes hak ettiğiyle tanışıp ona “merhaba” diyecektir.

 – Be proud of the scars in your soul. They will help and teach you.

Geçmişte aldığımız yaralarımız, günümüzü yaşarken ve yüzümüzü geleceğe döndüğümüzde bize doğru yolu gösterecektir.

 – You don’t need to explain your dreams. They belong to you.

Gerçekten. Hayallerimiz bize aittir. Onları hayal eden de yaşayacak olan da biziz. Kime ne?!

 – Be realistic; always wish what is impossible.

Hayatta hiç bir şeyin imkansız olmadığının ama içinde bulunduğumuz gerçekleri de göz ardı etmememizi tembihliyor.

Eğer bu adamı takip etmek isterseniz, ki kitaplarını çoktan okumamış iseniz, kendine ait blogu, websitesi ve facebook sayfası bulunmaktadır. Özellikle feys sayfasının müdavimiyimdir.

Kendinize iyi bakın, kendi yolunuzu siz seçin arkadaşlar…

 

 
 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s