Aylar: Kasım 2011

Lancome “Doll Eyes” Review

Sonbahardan beri kadın dergilerinde Lancome’un yeni makyaj serisinin reklam kampanyası dikkatinizi çekmiştir. Görür görmez mankenlerin göz makyajlarına kitlenmiş olup aynı zamanda da o kirpiklerin %100 takma olduğu kanaatini getirdim. Güya bundan bir kaç yıl önce, tüketiciyi kandırıcı reklam kampanyaları yasaklanmıştı ve hatta L’oreal, Penelopé Cruz’un yer aldığı “Telescopic” maskara reklam kampanyasında takma kirpik kullanıldığı gerekçesiyle ceza alıp, reklamını da piyasadan çekmişti.

Neyse. Bu aslında bir maskara review’ı değil. Duty Free’ye ziyaretimde,”dumanlı kahverengi far” manyağı ben, yine dayanamayıp Lancome’un bu bahsettiğim “Doll Eyes” serisinin dörtlü far paletlerinden aldım. Hem dumanlı hem de taş bebek makyajı yapabiliyorsunuz gerçekten. Dokusu yumuşak, kalıcı, sürmesi kolay, kısacası muhteşem!

Aşağıda gördüğünüz, benim aldığım “Baby Nu” isimli rengi. Aynası ve 3 adet süngerli aplikatörü de mevcut. Far, “Ombre Absolue Palette” başlığı altında geçiyor. Sezonda tükenmeden almak isteyenlere duyurulur.

Ayrıca Lancome rimel severler, meşhur rimel serisi Hypnose’ dan Doll Eyes serisinden de alabilirler. Duyduğuma göre bayağı bi iddialıymış…

Reklamlar

Benjilicious loves Kiehl’s!

Blogumu takip edenler benim Lush manyağı olduğumu bilir. Maskeleri ve duş jellerinin üzerlerine marka tanımamışımdır da. Arınıdırıcı ve peeling özellikle “Herbalism” maskelerini bir kez kullandıktan sonra gidip te Chanel’lere Lancome’lara neden o paralara bayılmışım diye kendime sorgulaya sorgulaya da bir hal olmuşumdur.

Ok. Herbalism’imden asla vazgeçmeye niyetim yok ama şimdi durumlar değişti. Çünkü bir yıl kadar önce “Kiehl’s” ile tanıştım.

Yıllardır Amerikan dergilerinde okurdum. Ünlülerin vazgeçemediği hatta zaman zaman yardım kampanyalarına destek olmak için ürünlerin ambalajlarını dizayn etmeye yardım bile ettiklerini. Kiehl’s 1851 yılında New York’ta bir eczane olarak kurulmuş. Ürünlerin en önemli özelliği doğal içeriklerin kullanılması. Herkesin cilt tipine uygun bir ürün mutlaka bulunuyor. Fiyatları Clinique ve Lancome arası ve aldığınız ürünün içeriğine göre değişiyor. Diğer bilindik markalarla arasındaki tek fark, paranızın karşılığını almanız ve ürünlerini kullandıktan sonra başka ürünlerin yüzüne bir daha bakmamanız.

İstanbul’da iki tane mağazası bulunmakta. Biri Akmerkez biri de Marmara Forum. Ben akşamüstleri daha sakin olduğu için ve müşterilerle ilgilenen Arzu Hanım’a bayılmamdan dolayı Marmara Forum Kiehl’s’a gidiyorum. Tüm Kiehl’s ekibi her daim güler yüzle ve enerjik bir şekilde  karşılayıp, sizin cildinizle ilgili şikayetlerinizi dinleyip, size en uygun ürünü bulmanıza yardımcı oluyor, bıkmadan usanmadan da ürünleri sizlere anlatıyor.

Şimdi bir tanecik başlığın altında ürünleri tanıtmayı düşünmüyorum çünkü o kadar çok Kiehl’s ürününü ana-kız kullandık ve kullanmaya devam ediyoruz ki. Ürünlerin hakkını verebilmek için parça parça postlamayı düşünüyorum.

İlk olarak annemin aslında kendine aldığı ama benimki bitince ondan arakladığım göz kremi “Abyssine Eye Cream”.

Basit bir kırışıklık karşıtı krem gibi vaadleri yok. Hepimizin bildiği gibi vaad denen şey, yalanın bir önceki safhasıdır. Ama bu krem gerçekten sürer sürmez göz çevrenizi pamuk gibi yapıyor. Ben sabah akşam sürüyorum. Üzerine göz altı kapatıcısını da hemen uygulayabilirsiniz. Vıc vıc bir yapısı asla yok. Krem formatta olsa da aslında biraz daha mousse dokusu var. 25 yaş üstü herkes kullanabilir bence.

Bir de “Creamy Eye Treatment with Avocado” var. Avokado varsa ben de varım diyenlerdenseniz bu ürünü gerçekten çok seveceksiniz.

 Bu meyvenin ne kadar muhteşem bir antioksidan olduğunu dergiler gazeteler bas bas bağırıp duruyor. Abyssine’e göre sanki daha yağlı bir yapısı var. Kesinlikle daha yoğun nemlendiriyor. Sanki daha kuru ciltler için daha uygun olur. Ben testerını kullanmıştım o yüzden bütün bir kavanozla mutlu olur muydum bilemiyorum. Ama kuru ciltlerin çok memnun kalacağından eminim. Çünkü bu markada boş yok arkadaşlar!

Şimdilik bu kadar canlar. Daha maske, yüz ve vücut nemlendiricisi postlarım olacak. Beklemede kalın. Krem almadan önce mutlaka blogumu okuyun. Xoxo…

Sofia Vergara Avize Küpeleri ile

Aranızda Modern Family’i izlememiş olan var mı? Bu dizi bana hayatım boyunca izlediğim en komik en yardıran diziyi ifade ediyor! Her karakter özenle seçilmiş. Sofia da bunlardan biri. Dizideki karakteri gibi o da Kolombiyalı. Son iki senedir Emmy ödüllerine ekipçe katılıyorlar, çünkü her seferinde en iyi komedi dizisi dalında aday oluyorlar. Sofia da 2011 Emmy’lerinde bu capcanlı mercan rengi elbiseyle bu inanılmaz küpeleri taktı. Gafaeltt mir!!

Elbiseyle aynı renkte ruju da uydurmuş ya helal olsun…

Jessica Rabbit saçı, bu kıvrımlar ve bu elbise…

Lame değil de dore detaylı aksesuarları kullanarak risk almış biraz ama halletmiş…

The Balm Cosmetics: Mary-Lou Manizer

Geçenlerde aylık ihtiyaçlarımı almak için Gratis’e gidişimde gözüme çarpan The Balm markasından siz canlara bahsetmek istiyorum. Amerikan kozmetik markası daha yeni Türkiye pazarına girmiş ve şimdilik sadece Gratis’lerde bulunuyor. Eğlenceli ambalajlarıyla ilk bakışta akla Benefit’i getiriyor.

Diğer ürünlerini bilmiyorum ama en son gidişimde kendime hakim olamayıp, aydınlatıcı ürünü “Mary-Lou Manizer aka “the Luminizer”” ürününü sonsuz ürünler çekmece ekledim. Markayı ilk gördüğümde açıkçası biraz şüpheli yaklaşmıştım ama eve gidip azıcık internet araştırması yapınca gerçekten de seveninin ne kadar çok olduğunu görüp ben de bizzat denemeye karar verdim. Zaten fiyatlar Maybelline ile hemen hemen aynı, denemekten zarar gelmez diye düşünüyorum.

Şakaklara, burun üzerine veya büyük bir fırçayla tüm yüzünüze bu aydınlatıcıyı uygulayabiliyorsunuz. Şahsi kaanatım bu ürün mucizeler yaratıyor. Hele kış aylarında, yazın sahip olduğumuz o “sun-kissed look” yerini maalesef mat ciltlere bırakıyor. Bu ürün de sanki size hile yapmanız için yaratılmış! Ürünün fotolarını görebilirsiniz:

Ambalajları gerçekten alınası. Ürünün içinde kendi aynası bulunuyor ama maalesef fırçası yok.

Ayrıca Youtube’dan ürünün makyaj uygulamasını buldum. Onu da ekliyorum:

Ben bayıldım. Umarım siz de seversiniz.