Aylar: Ağustos 2018

Help! Dört bir yanım likit aydınlatıcı!

Başlıkta neden “Help! Yardım!” dedim biliyor musunuz? Hani derler ya herkesin bir şeye karşı zaafı vardır. Benim makyaja var. “Eeee, bizim de var” dediğinizi duyar gibiyim. Ama benim durumum ciddi. İtiraf ediyorum, ben bir AYDINLATICI MANYAĞIYIM!

Ve artık nereye baksam aydınlatıcı bulabiliyorum. Pudra formunda olanı, krem olanı ve de sıvı olanı. Ve kaliteleri gittikçe daha da iyiye gidiyor, böylelikle high-end bir ürün almama gerek kalmadan, Gratis/Watsons’a gidip, indirimden uygun fiyatlısını alabiliyorum. Siz makyaj severlerle de bu iki mağazada bulabileceğiniz ürünleri paylaşmayı bir borç bilirim.

  1. İlk olarak The Balm‘ın yaz başında çıkardığı. Daha açık, şampanya olanı Mary Dew, daha koyu, şeftaliye çalanı Bonnie Dew Manizer.

BonnieDew

MaryDew

2. L’oréal’in şeftali kokan serisinin bir parçası olan (ama şeftali kokmayan) Glow Mon Amour likit aydınlatıcı. Bunun da iki farklı tonu mevcut. Harika parlıyorlar ama dokusu bana birazcık yağlı gibi geldi. Kol, bacak ve göğüs dekoltesinde efsane duracaktır.

Sparkling Love

glow amour light

Loving Peach

glow amour

3. NYX Born To Glow Liquid Illuminator. Aşağıdaki Gleam rengi. Ben de var var bütün yaz boyunca nemlendiricimle karıştırıp bacaklarımı da parıldattım. (Nuxe’ün simli kuru yağına da uygun bir alternatif olmuş oluyor hem de daha kalıcı)

born to glow

Photo Credit: @mellyFmakeup

4. Sadece Gratislerde satılan Wet n Wild’ın Megaglo serisinden Hello Halo likit aydınlatıcı. Kapatıcı tarzı sünger ucu ile kullanımı da çok rahat. Ben Guilded Glow‘u kullanıyorum. İndirimden 12 liraya mı ne almıştım. Yes!

megaglo

Renklerini de netten buldum:

hello halo liquid

Photo Credit: Pinterest

5. Maybelline Gigi Hadid Collection. Şu an Trendyol’da %50 indirimdeler. Gold ve Iridescent tonları bulunuyor. Aşağıdaki fotoya bakmayın, pek de pigmentasyonları yok ama fondötenle karıştırıp, matlığını hafifletmek için birebirler.

liquid strobe

Yazardan ufak bir tip: L’oréal ve Maybelline ürünleri daima Trendyol’da bulunabiliyor ve çoğu zaman indirimlerden daha uygun bir fiyata satın alabiliyorsunuz. 

Reklamlar

The Balm’dan Yepyeni Bronzerlar

Gerek renkli ve yaratıcı ambalajları, gerek kalitesiyle Gratis’e gitme sebeplerimizden, efsane Bahama Mama bronzerından sonra çıkarttığı Balm Desert fos çıkınca ve makyaj piyasasının her yerinden birbirinden kaliteli ve havalı bronzlaştırıcılar fışkırınca, sanırım artık yeni ürünlerle hayranlarımızı şaşırtmalıyız diyerek The Balm Cosmetics 3 tane yeni bronzer çıkarttı.

İsimleri ve ambalajları yine ilgi çekici, turunculuktan uzak 3 farklı tonla kendine hayran bıraktıracağını düşündüğüm bronzlaştırıcılar, ki daha yeni Gratis’te testerlarına baktım, kelimenin tam anlamıyla muhteşemler!

Özellikle bu 3 farklı ton olayı gerçekten de çok akıllıca. Bakın arkadaşlar; ben, ortaokul döneminde her tondan kızın, aynı renk Guerlain pudrayı boyunlarına sürmeyip, maske takmış gibi dolaşanlarının jenerasyonundan geliyorum ve bronzerlarda bu çeşitliliği gördükçe duygulanıyorum. İnanıyorum ki, en açık tenli kadınla en koyu buğday kadına uyacak şekilde tasarlanmış bu bronz pudralara bağımlı olacaklar illa ki olacaktır.

Daha uzatmadan, tonlar ve isimleri şu şekilde:

  1. Oliver: İçlerinde en açık olanı. Bronzlaştırıcı olsa bile esmerler için günlük pudra olarak bile kullanılabilir.

Oliver

2. Thomas: Kumrallar için uygun tonda bir bronzlaştırıcı.

Thomas

3. Greg: İçlerinde en koyu olanı ve turuncu alt tonlu olmamasından ötürü de muhteşem bir kontür tonu.

Greg

Sanırım ilk indirimde Gratis’te kasaya gidip şu cümleyi kuracağım: “Bana ordan bir Greg lütfen!”

(Yazarın kafasının içindeki ses: Amerika’da satış fiyatı 17,50 dolarmış, bu da Türk lirasına vuruncaaa……..çööööşşşşş!!!)

Yes Honey! Netflix’in Gülleri

Queer-Eye-Featured.jpg

Bundan bir 10-15 sene önce “Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?” sorusu yöneltildiğinde cevaplarınız muhtemelen “uyumak, spor yapmak ya da kitap okumak” olurdu. 2018 yılına hızlıca ileri sardığımızda ise bu sorunun cevaplarının arasına, hatta ilk sıralarına “Netflix izlemek” ekleyiverdik.  Her ne kadar 1997 yılında Kaliforniya’da kurulan bu platform ülkemize bir kaç sene önce gelmiş olsa da, yıllarca korsan sitelerle kovalamaca oynayan biz gariban Türklere “online dizi/film izleme kültürünü” bilinçaltımızın daha da derinliklerine yerleştirdi ve neredeyse her tarza hitap eden, dizi ve filmlerle boş zamanımıza yayılan Netflix’den kopamaz hale geldik.

Eskiden yayınlanmış olan, 10 sezona varan dizilerin tüm bölümlerini, canımız istediğinde baştan sona izlemeyi hangimiz sevmedik ki? (AKA Binge-watching). Her türlü can sıkıntımızdan uzaklaşmak için izlemek bir yana, itiraf edelim, popüler kültürden kopmamak için Netflix, adeta hayatımızın bir nevi Instagram’ı haline geldi.

13 Reasons Why,  Rick and Morty, La Casa de Papel, Black Mirror, Narcos derken,  bundan bir kaç hafta önce çok da ilgimi çekmeyen bir janra olan, reality show dünyasına parmak ucumu değdirdim ve yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle ilk defa 2003-2007 yılları arasında yayınlanan “Queer Eye for a Straight Eye” dizisinin bir re-make’i olan 2018 yapımı “Queer Eye” dizisini izlemeye başladım. Bu aslında bir reality show ve bunu izlemeye ihtiyacınız var (Umarım homofobik değilsinizdir) 5 tane gey erkeğin bir araya gelip, birinin (genellikle heteroseksüel) hayatına 1 haftalığına dalıp, onun evini, yaşam tarzını ve dolabını baştan yaratması konu edilen ama aslında izlediğiniz her dakikasında “İnsanlıktan hala umudum var” dedirten, sizi gülümseten, kahkalara boğan ve çoğu zaman da ağlatan bir program bu.

Kendilerine “Fab Five” diyen bu muhteşem beşli: Mekan tasarımından sorumlu Bobby Berk, kültürden sorumlu Karamo Brown, stilden sorumlu Tan France,  yemek ve şaraptan sorumlu Antoni Porowski ve de izlediğinizde muhtemelen benimle hem fikir olacağınız, şovun en bomba karakteri, bakımdan sorumlu Jonathan Van Ness’ten oluşuyor.

Konusunu duyduğunuzda kulağa çok sıradan gelebilir ama bu programı izlediğinizde 5 tane geyin bir araya gelip klişeler ötesi, ruhsuz baştan yaratma hikayeleri izlemiyorsunuz. Değişime açık olan, en yakınlarından biri tarafından aday gösterilen gönüllü kişi kapıyı açtığında, bu beş adam içeriye tarifi olmayan bir enerjiyle içeriye girip, o insanı ve çevresindekileri sevgi yağmuruna tutuyor ve 1 hafta içinde bu kişiyi, kendine birazcık daha güvenen ve eski haline kıyasla daha pozitif bir hale getiriyor. Toplumdaki gey klişeleriyle bizzat kendileri de dalga geçmenin yanı sıra, siyahilere olan şiddet, dinlerin ve toplumun geylere olan önyargılı tutumu gibi güncel sorunlara dikkat çekip, izleyeneleri empati yapmaya davet ediyorlar.

Şu ana kadar sadece 2 sezonu yayınlanan ve her bir sezonu 45 dakikalık 8 bölümcükten oluşan bu programı konusu için olmasa bile, Pakistan/İngiliz melezi Tan’in sıcacık gülümsemesi ve aksanı için; Karamo’nun cesaretlendirici, babacan tavırları, şeytan tüylü Antoni’nin yampirik tebessümü ve de Jonathan’ın “Yeaassss honeyyyy”leri için bile izlemeye değer.

queer

Photo Credit: Netflix

Soldan sağa: Bobby, Karamo, Tan, Jonathan, Antoni.

 

 

 

 

 

 

Bir Devir Kapanıyor: Hoşçakal Naked Palet!:(

Naked 1

Yıl 2010. Henüz genç bir marka olan Urban Decay, içinde hem doğal hem ışıltılı hem koyu hem açık tonlarda bir paleti piyasaya sürer. Bu palet o kadar popüler olur ki, ardından 2’si 3’ü çıkar, marka gittikçe daha da meşhur olur, sonra gelsin Vice’lar, Heat’ler. Bakın bu bir dramdır. Far paleti kavramını dünyaya ve Türk kadınına alıştıran bu palettir. Bu, “NAKED” dır. Piyasaya sürüldüğünden beri dünya çapında 30 milyondan fazla adetle, 1 milyar dolarlık satış yapmış, kült bir far paletidir. Kaldı ki, UD markası, Ağustos itibariyle artık Naked 1 paletinin üretilmeyeceğini duyurdu. Ardından gelecek yeni ürünlere yer açmak için bu stratejiyi izlediğini belirten firmanın, üzülerek de olsa bu kararı verdiğini öğrendim. Aslında haksız da sayılmazlar. Naked 2 ve 3 hala satışta, Naked Heat palet hala çok sevilenler arasında. Yani Sephora’ya gittiğinizde, o standa daha ne kadar fazla palet görebiliriz ki, değil mi?

En çok satan paletlerinin üretiminin durdurulması şerefine, Nicole Richie ve ünlü youtuberlarla trajikomik (!) bir veda videosu da hazırlamışlar. Tıklayarak izleyebilirsiniz.

Bye bye Naked 1