Yes Honey! Netflix’in Gülleri

Queer-Eye-Featured.jpg

Bundan bir 10-15 sene önce “Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?” sorusu yöneltildiğinde cevaplarınız muhtemelen “uyumak, spor yapmak ya da kitap okumak” olurdu. 2018 yılına hızlıca ileri sardığımızda ise bu sorunun cevaplarının arasına, hatta ilk sıralarına “Netflix izlemek” ekleyiverdik.  Her ne kadar 1997 yılında Kaliforniya’da kurulan bu platform ülkemize bir kaç sene önce gelmiş olsa da, yıllarca korsan sitelerle kovalamaca oynayan biz gariban Türklere “online dizi/film izleme kültürünü” bilinçaltımızın daha da derinliklerine yerleştirdi ve neredeyse her tarza hitap eden, dizi ve filmlerle boş zamanımıza yayılan Netflix’den kopamaz hale geldik.

Eskiden yayınlanmış olan, 10 sezona varan dizilerin tüm bölümlerini, canımız istediğinde baştan sona izlemeyi hangimiz sevmedik ki? (AKA Binge-watching). Her türlü can sıkıntımızdan uzaklaşmak için izlemek bir yana, itiraf edelim, popüler kültürden kopmamak için Netflix, adeta hayatımızın bir nevi Instagram’ı haline geldi.

13 Reasons Why,  Rick and Morty, La Casa de Papel, Black Mirror, Narcos derken,  bundan bir kaç hafta önce çok da ilgimi çekmeyen bir janra olan, reality show dünyasına parmak ucumu değdirdim ve yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle ilk defa 2003-2007 yılları arasında yayınlanan “Queer Eye for a Straight Eye” dizisinin bir re-make’i olan 2018 yapımı “Queer Eye” dizisini izlemeye başladım. Bu aslında bir reality show ve bunu izlemeye ihtiyacınız var (Umarım homofobik değilsinizdir) 5 tane gey erkeğin bir araya gelip, birinin (genellikle heteroseksüel) hayatına 1 haftalığına dalıp, onun evini, yaşam tarzını ve dolabını baştan yaratması konu edilen ama aslında izlediğiniz her dakikasında “İnsanlıktan hala umudum var” dedirten, sizi gülümseten, kahkalara boğan ve çoğu zaman da ağlatan bir program bu.

Kendilerine “Fab Five” diyen bu muhteşem beşli: Mekan tasarımından sorumlu Bobby Berk, kültürden sorumlu Karamo Brown, stilden sorumlu Tan France,  yemek ve şaraptan sorumlu Antoni Porowski ve de izlediğinizde muhtemelen benimle hem fikir olacağınız, şovun en bomba karakteri, bakımdan sorumlu Jonathan Van Ness’ten oluşuyor.

Konusunu duyduğunuzda kulağa çok sıradan gelebilir ama bu programı izlediğinizde 5 tane geyin bir araya gelip klişeler ötesi, ruhsuz baştan yaratma hikayeleri izlemiyorsunuz. Değişime açık olan, en yakınlarından biri tarafından aday gösterilen gönüllü kişi kapıyı açtığında, bu beş adam içeriye tarifi olmayan bir enerjiyle içeriye girip, o insanı ve çevresindekileri sevgi yağmuruna tutuyor ve 1 hafta içinde bu kişiyi, kendine birazcık daha güvenen ve eski haline kıyasla daha pozitif bir hale getiriyor. Toplumdaki gey klişeleriyle bizzat kendileri de dalga geçmenin yanı sıra, siyahilere olan şiddet, dinlerin ve toplumun geylere olan önyargılı tutumu gibi güncel sorunlara dikkat çekip, izleyeneleri empati yapmaya davet ediyorlar.

Şu ana kadar sadece 2 sezonu yayınlanan ve her bir sezonu 45 dakikalık 8 bölümcükten oluşan bu programı konusu için olmasa bile, Pakistan/İngiliz melezi Tan’in sıcacık gülümsemesi ve aksanı için; Karamo’nun cesaretlendirici, babacan tavırları, şeytan tüylü Antoni’nin yampirik tebessümü ve de Jonathan’ın “Yeaassss honeyyyy”leri için bile izlemeye değer.

queer

Photo Credit: Netflix

Soldan sağa: Bobby, Karamo, Tan, Jonathan, Antoni.

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s